1 / 69

6331 SAYILI KANUNUN GETİRDİKLERİ

6331 SAYILI KANUNUN GETİRDİKLERİ. Genel olarak. Kuşkusuz en temel hak yaşama hakkıdır. Gerçekten yaşama hakkının olmadığı bir yerde hiçbir haktan söz edilemez.

baka
Télécharger la présentation

6331 SAYILI KANUNUN GETİRDİKLERİ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. 6331 SAYILI KANUNUN GETİRDİKLERİ Prof. Dr. NURŞEN CANİKLİOĞLU

  2. Genel olarak • Kuşkusuz en temel hak yaşama hakkıdır. • Gerçekten yaşama hakkının olmadığı bir yerde hiçbir haktan söz edilemez. • Nitekim bu nedenle 1982 Anayasası temel hakların en başına yaşama hakkını koymuş ve «Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir» (Ay m.17/1) diyerek bu hakkı düzenlemiştir. • Sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmanın kişi için yaşama hakkı ile doğrudan bağlantılı olduğunda şüphe yoktur.

  3. Genel olarak • Yine Anayasamıza göre Devlet herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama ve çalışma hakkını kullanabilmesi için gerekli koşulları sağlamak, bunun için gerekli hukuki düzenlemeleri yapmak, buna uygun bir çalışma ortamı oluşturmak zorundadır (AY m.2, 5, 57). • Hukukumuzda 6331 sayılı Kanun çıkarılıncaya kadar bu esaslara uygun olarak bazı düzenlemeler yapılmış, ancak bunlar tüm çalışanlar için değil çalışanların sadece bir kısmı, yani 4857 (daha önce 1475)sayılı Kanun kapsamına girenler için öngörülmüştü. Bunun isabetli olmadığı ise açıktı. • Bu nedenle bizce de yerinde olarak 30.06.2012 tarih ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarılarak ülkede çalışan herkes kapsama alınmış; işverenler için öngörülen ayrıntılı yükümlülüklerle işyerinde sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışılması, dolayısıyla da iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi amaçlanmıştır.

  4. Genel olarak • Ancak kanaatimizce bu konuda ülke gerçekleri ile çok da örtüşmeyen bazı düzenlemeler yapılmıştır ki, bunlar böylesine önemli bir konunun sadece kağıt üstünde kalması gibi bir sonucu da beraberinde getirecektir. • Gerçekten Kanun, ülkemizde bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için gerekli sayıda uzman personel bulunmamasına rağmen tüm işverenler için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğü getirmiştir.

  5. Genel olarak • Küçük işverenlerin bu yükü kaldırabilecek durumda olup olmadıkları konusundaki şüpheler bir yana, gerekli elemanın bulunması mümkün olmayacaktır. • Nitekim bu nedenle Kanunun ilgili hükmü küçük işverenler bakımından daha yürürlüğe girmeden tekrar ertelenmiştir. • Yürürlüğe girenler bakımından da söz konusu uzman personelin işyerinde bulunma süresi o kadar kısa belirlenmiştir ki, bu kadar sürede bu yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceği sorusuna cevap bulmak zordur. • Bunun dışında Kanunda sürekli değişiklik yapılmakta ve kanaatimize göre sistemle çok da uyuşmayan düzenlemeler yapılmaktadır. • Bu değişiklikler de Kanunun gerekli alt yapı olmadan getirildiğinin önemli bir göstergesidir.

  6. Ayrı Kanun Gereği • İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma yükümlülüğüne ilişkin bu genel eleştirinin dışında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çok önemli ve isabetli değişiklikler de öngörmüştür. • 6331 sayılı Kanun öncelikle kapsamına aldığı kişiler bakımından konuyu sadece “işçilerin” sorunu olarak değil, “çalışan”ın sorunu olarak görmüştür. • Bunun sonucunda; şimdiye kadar sadece 4857 sayılı Kanunun kapsamındakiler ile sınırlı bir şekilde düzenlenen iş sağlığı ve güvenliği, • tüm iş kanunları kapsamındakiler için ve • ayrıca kamu idarelerini de kapsayacak şekilde • AYRI BİR KANUN İÇİNDE düzenlenmiştir.

  7. Kanunun kapsamı • Gerçekten Kanuna göre; • Kamu ve özel sektöre ait BÜTÜN İŞLERE VE İŞYERLERİNE, • bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, • çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere • TÜM ÇALIŞANLARA, faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. • Kanuna göre çalışan, “Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişiyi” ifade etmektedir.

  8. Kapsam dışında kalan yerler (m.2) • Dolayısıyla artık kamu kurumları, Borçlar Kanunu, Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu kapsamındaki herkes İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu kapsamına girmişlerdir. • Kapsam dışında kalanlar ise; • TSK (Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç), • genel kolluk kuvvetleri, MİT, Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, • Ev hizmetleri, • Çalışan istihdam etmeyen bağımsız çalışanlar. • Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetler’dir.

  9. İşverenin genel yükümlülüğü • 6331 sayılı Kanun 4. maddesinde genel olarak işverenin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Buna göre işveren; • meslekirisklerinönlenmesi, eğitim ve bilgiverilmesi dâhilher türlü tedbirin alınması, (ÖNLEM ALMA), • organizasyonunyapılması, (ORGANİZASYON OLUŞTURMA), • gerekliaraç ve gereçlerin sağlanması, (ARAÇ-GEREÇ SAĞLAMA- Koruyucu donanım-), • sağlık ve güvenliktedbirlerinindeğişen şartlarauygun hale getirilmesive (GELİŞMELERİ TAKİP ETME), • mevcut durumuniyileştirilmesiiçin (İYİLEŞTİRME), • çalışmalar yapmak zorundadır. • İşveren bunun dışında, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlemek, denetlemek ve uygunsuzlukları gidermek zorundadır (DENETLEME).

  10. İşverenin genel yükümlülüğü (m.4) • İşveren bu yükümlülüklerinin dışında RİSK DEĞERLENDİRMESİ yapmak ya da yaptırmak zorundadır. • Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. • Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır. • Bu hükümlerin de ortaya koyduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği işveren bakımından STATİK bir yapıyı değil, sürekli gelişmeleri takip eden, mevcudu iyileştiren, geliştiren, denetleyen DİNAMİK VE ÖNLEYİCİ bir yapıyı hedeflemelidir.

  11. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Kanuna göre; işveren • çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. • Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmınıortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. • Nihayet işveren belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak,bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi de üstlenebilir.

  12. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri • Bu hüküm çerçevesinde artık her işverenin • bir işyeri hekimi, • bir iş güvenliği uzmanı ve • bir de diğer sağlık personeli • çalıştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. • Kanun koyucu bu bakımdan işverenin tehlikeli ya da az tehlikeli veyahut çok tehlikeli bir iş yapıp yapmadığına bakmadığı gibi belirli sayıda çalışanı olmasını da aramamıştır. • Dolayısıyla tek bir çalışanı, hatta sadece bir stajyeri olan birisi de bu yükümlülük kapsamındadır.

  13. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • 12.7.2013 tarihinde yapılan değişiklikle bu –sadece iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri- yükümlülüğün, • kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan veaz tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için1.7.2016’ya ertelendi (6331 değ. m.38/1, a, 1,2). • Dolayısıyla çalıştırılan sayısına bakılmaksızın tehlikeliveçok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için bu yükümlülük 1.1.2014’de başladı. • Diğer işyerleri için zaten 1.1.2103’te başlamıştı.

  14. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin alınması • Kanundaki bu hükümlerin de ortaya koyduğu gibi işverenler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üç şekilde yerine getirebilirler: • İş sözleşmesi (kamu idareleri için atama/ görevlendirme tasarrufu ile) ile çalıştıracağı bir işçi ile, • Ortak sağlık ve güvenlik biriminden alacağı hizmet ile • Gerekli koşullara sahip olması halinde bizzat kendisinin bu hizmeti yerine getirmesi yoluyla.

  15. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri • Ancak Kanunda belirtilen bu seçeneklere bir de, • İşyeri Hekimi ile İş Güvenliği Uzmanlarına ilişkin Yönetmeliklere hüküm konularak bu hizmetin • yetkilendirilmiş TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZLERİNDEN HİZMET ALARAK yerine getirilebileceği belirtilmiştir (m.5/1, a). • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin geçici birinci maddesine toplum sağlığı merkezleri ile ilgili bir hüküm konulmuştur. • Buna göre, “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce GENEL MÜDÜRLÜKÇE YETKİLENDİRİLEN TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZLERİ BİR YIL İÇERİSİNDE 12 nci ve 16 ncı maddelerde belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde mevcut belgeleri OSGB belgesi ile BEDELSİZ OLARAK DEĞİŞTİRİLİR”.

  16. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri Kanuna göre;işvereninişyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğersağlık personelini«ÇALIŞANLARI ARASINDAN» görevlendirilmesi gerekmektedir. Bizce bu ifade bazı tartışmalara neden olabilecek niteliktedir. Gerçekten bu ifade, Kanunun genel olarak işyeri düzeyinde uygulandığı dikkate alındığında işyeri hekimi/iş güvenliği uzmanının muhakkak işyerinde çalışanlar arasından atanması gerektiği gibi bir sonuç çıkarmaya müsait görünmektedir. Nitekim Kanunun ilk uygulaması sırasında bu husus tartışmalara da neden olmuş ve işyeri hekiminin/iş güvenliği uzmanının hizmet sunacağı işyerinin aylık prim ve hizmet belgesinde görünmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

  17. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Bize göre hükmün bu kişilerle iş sözleşmesi yapma (kamu idaresi bakımından ise atama/görevlendirme) biçiminde anlaşılması gerekmektedir. Kanunda, İşveren … “çalışanları” arasından … görevlendirir denildiği için bunun dar değil, biraz önce belirtildiği gibi işverene iş sözleşmesi ile bağlı olan birinin görevlendirilmesi biçiminde anlaşılması gerekir. Aksi halde işverenin iş sözleşmesi yapıp birden fazla işyerinde görevlendirmek istediği işçisi ile her bir işyeri için ayrı ayrı iş sözleşmesi yapması gibi bir zorunluluk ortaya çıkar ki bu durum hem Sosyal Sigorta Hukuku hem de İş Hukuku bakımından birçok soruna neden olur.

  18. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sayısı ve Kanunun uygulanabilirliği Öte yandan bu Kanunun en büyük eksikliği ve uygulama açısından sorunu ülkemizdeki işyeri sayısı dikkate alındığında yeterli sayıda elemanın, özellikle işyeri hekimi ve işyeri hemşiresi bulunmamasıdır. Nitekim bu nedenle şimdiden uygulamada bu konuda sıkıntılar yaşanmaya da başlanmıştır. İş güvenliği uzmanı sayısı Kanunun ilk çıktığında çok az olmakla beraber sürekli açılan iş güvenliği uzmanlığı eğitimleri ve sınavları sonucu gittikçe artmaktadır. Ancak (B) ve (C) sınıfı iş güvenliği uzmanı bulmanın güçlüğü dikkate alınarak Kanuna konulan bazı hükümlerle bu sıkıntı da aşıldı?!!

  19. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sayısı Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Uygulamada (A) ve (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzman sayısı çok az olduğu için Kanunda geçici bir süre için çok tehlikeli ve tehlikeli işyerleri için daha alt sınıfta yer alan belge ile iş güvenliği uzmanı çalıştırma hakkı tanınmıştır. • Buna göre; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; • 1.1.2013 tarihinden itibaren dört yıl süreyle • (A) sınıfı yerine, (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı; • tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise; • Yine 1.1.2013 tarihinden itibarenÜÇ YIL SÜREYLE • (B) sınıfı yerine (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilebilir (geç. m. 4/1). 01.11.2013

  20. İş güvenliği uzmanlığı sertifikası Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Bu da yetmedi. Bunun üzerine Kanuna 12.7.2013 eklenen bir hükümle, Bakanlık, • İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI BELGESİNE SAHİP OLANLARA, • Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmiş olan prim gün sayısı ile sahip oldukları belge sınıfı gibi hususları dikkate alarak • ÜST SINIFLARDAKİ İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI BELGESİ ALABİLMELERİ İÇİN • fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren BİR YIL İÇİNDE KULLANILMAK ŞARTIYLA EN FAZLA İKİ SINAV HAKKI VERİLMESİNE • dair gerekli düzenlemeyi yapmaya yetkili kılındı.

  21. İş güvenliği uzmanı sertifikası almada kolaylık sağlayıcı düzenlemeler Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Bu açıdan İş güvenliği uzmanlarına ilişkin Yönetmelikte değişiklik yapıldı (11.10. 2013 tarihinde) ve yapılan değişiklikle (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan; • Başvurdukları tarihte adlarına 1500 gün prim ödenenler, (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına, • Başvurdukları tarihte adlarına 3000 gün prim ödenenler, (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına, • girmeye hak kazanırlar. • (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan • başvurdukları tarihte adlarına 1800 gün prim ödenenler, • (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına girmeye hak kazanacakları belirtildi.

  22. İş güvenliği uzmanı sertifikası almada kolaylık sağlayıcı düzenlemeler Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Yani daha çabuk, daha kolay iş güvenliği uzmanı belgesi alma hakkı tanınarak uygulamadaki eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır. Belirtelim ki, bu hüküm daha önce daha farklı idi ve Yönetmelikle Kanuna aykırı bir düzenleme yapılıp, 7 yıl boyunca tüm işyerleri için (C) sınıfı belgeye sahip uzman çalıştırılmasına olanak tanınmıştı. Bu durum bizce KANUNUN UYGULAMANIN İHTİYACINI KARŞILAYAMADIĞININ BİR İFADESİ idi.

  23. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sayısı • Çalıştırmamanın idari para cezası; • çalıştırılmayan her bir işyeri hekimi/iş güvenliği uzmanı ve çalıştırmadığı her ay için 5.000’er TL (2014 yılı için 5.601 TL). • Diğer sağlık personeli için ise her ay 2.500 TL (2014 yılı için 2.800 TL) ödenmesi gerekmektedir. • Bu cezaların özellikle küçük işverenler bakımından çok yüksek olduğu açıktır.

  24. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının görev ve yetkileri (Yön. m.9) Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Yönetmeliklerde hem işyeri hekimi hem de iş güvenliği uzmanları tarafından yerine getirilmesi gereken pek çok göreve yer verilmiştir. • Rehberlik • Risk değerlendirme çalışmalarına katılmak • Sağlık gözetimi-Ortam gözetimi • Eğitim-bilgilendirme-kayıt tutma • Diğer kurumlarla işbirliği. • Peki bu kadar yükümlülük için işyerinde ne kadar bulunulması gerekiyor?

  25. İşyeri hekiminin çalışma süreleri (Yön. m.12) • Bu husus Yönetmeliğin 12. maddesinde düzenlenmiştir. • Buna göre işyeri hekimleri, • 10’dan az çalışanı olan ve AZ TEHLİKELİ sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başınayılda en az 25 dakika, • DİĞER İŞYERLERİNDE: • Az tehlikelisınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 4 dakika • Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 6 dakika • Çok tehlikelisınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 8 dakika • Görev yaparlar. Bu sürelerin yeterli olmadığı açıktır. • Bize göre bu çalışma süreleri ile işyeri hekimi çalıştırma sadece işverenlere getirilmiş bir yükümlülük olmakta, yoksa kendisinden beklenen bir işlevi yerine getirebilme yeterliliği taşımamaktadır.

  26. İşyeri hekimlerinin çalışma süreleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Eğer • Az tehlikeli sınıfta yer alan 2000 • Tehlikeli sınıfta yer alan 1500 • Çok tehlikeli sınıfta yer alan 1000 ve • daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 1000 çalışan içinTAM GÜN ÇALIŞACAKen az bir işyeri hekimigörevlendirilir. • Çalışan sayısının bu sayıların tam katlarından fazla olması çalışan sayısına göre ek işyeri hekimi görevlendirilir. • Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz.

  27. iş güvenliği uzmanlarının çalışma süreleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • İş güvenliği uzmanlarının çalışma süreleri ise ilgili Yönetmeliğin 12. maddesinde düzenlenmiştir. • Buna göre, 10’dan az çalışanı olan ve AZ TEHLİKELİ sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başınayılda en az 60 dakikadır. • İş güvenliği uzmanları 11.10.2013 tarihinde yapılan değişiklik sonucu DİĞER İŞYERLERİNDE; • Az tehlikeli sınıfta, çalışan başınaayda en az 6 dakika. • Tehlikeli sınıfta, çalışan başınaayda en az 8 dakika. • Çok tehlikeli sınıfta, çalışan başınaayda en az 12 dakika, • Çalışmak zorundadırlar. • Tam süreli çalışması ise işyeri hekimlerinde olduğu gibidir.

  28. İşyeri hekimi/iş güvenliği uzmanlarının bağımsızlığı Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Öte yandan Kanun isabetli olarak bu uzmanların işlerini tam bir bağımsızlık içinde mesleğin gerektirdiği etik ilkeler yerine getirmeleri gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları; alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirir; ve bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin İŞVEREN TARAFINDAN YERİNE GETİRİLMEMESİ HÂLİNDE, bu hususu Bakanlığın yetkili birimine bildirmesi gerekir (m.8/2). Yine Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesindeihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır (m.8/3).

  29. İşyeri hekiminin yetki ve yükümlülükleri Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Yönetmelikte Bakanlığın yetkili birimi olarak işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğü belirlenmiştir. • Ayrıca Yönetmeliğe göre bu bildirimden önce gerekli tedbirleri alması için işverene işyeri hekimi tarafından belirlenecek makul bir süre verilmesi de gerekmektedir. • İşyerinde belirlediği hayati tehlikenin ciddi ve önlenemez olması ve bu hususun acil müdahale gerektirmesi halindeişin durdurulması için işverene başvurmak da işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının yetki ve yükümlülükleri arasındadır.

  30. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının Yetki ve yükümlülükleri Ancak bu önemli görev ve yetkilere rağmen söz konusu kişiler için kanunda herhangi bir güvence öngörülmemiştir. Söz konusu kişilerin yaptıkları işin niteliği göz önünde tutulduğunda böyle bir güvencenin çok önemli olduğu açıktır. Bu nedenle kanaatimize göre Kanuna bu yönde bir hüküm konulması gerekir.

  31. Diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu İşverenler işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının dışında bir de diğer sağlık personeli görevlendirme zorundadırlar. Diğer sağlık personelleri, İşyeri Hekimi Ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre geçerli «diğer sağlık personeli belgesine» sahip olmak zorundadır. Kanuna göre tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

  32. Diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan unvanlara sahip olan vediğer sağlık personeli olarak görevlendirilecek kişilerde; • 1.1.2015 tarihine kadar EK-4’teki örneğine uygun belgeye sahip olma şartı aranmaz, ancak bu kişilerin 1.1.2016 tarihine kadar söz konusu belgeye sahip olması zorunludur. • 1.1.2015 tarihinden sonra görevlendirileceklerde EK-4’teki örneğine uygun belgeye sahip olma şartı aranır.

  33. Diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • İşveren; • 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli veya tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başınayılda en az 35 dakika. • Diğer işyerlerinden; • Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 6 dakika. • Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 9 dakika. • Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başınaayda en az 12 dakika, • Diğer sağlık personeli görevlendirmek zorundadır. 01.11.2013

  34. Ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alınması İşveren işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam etmek yerine bu hizmeti isterse Kanuna uygun olarak kurulmuş olan ortak sağlık güvenlik birimlerinden de satın alabilir. Ortak sağlık ve güvenlik birimleri, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimleri ifade etmektedir. Ortak sağlık ve güvenlik biriminden hizmet satın alırken de işveren bu hizmetin tamamını almak zorunda değildir. İşveren örneğin işyeri hekimliği hizmetini kendi istihdam ettiği işçi ile yerine getirirken iş güvenliği hizmetini OSGB’den satın alabilir. Ancak bize göre bu konuda da hizmetin alınan kısmının kendi içinde bir bütünlük arz etmesi gerekir

  35. OSGB- Sorumluluk Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Belirtelim ki işverenler OSGB’leri denetlemek, işyerinde alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığını izlemek ve gerektiğinde müdahale etmek zorundadırlar. Zira işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz (m.4/2). Her ne kadar Kanunda, ortak sağlık güvenlik birimlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumlu (m.8/3) oldukları belirtilmişse de bu durum işverenin gerek işçiye gerek Devlete karşı yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi sorumluluklarını da ortadan kaldırmaz.

  36. İşyeri sağlık ve güvenlik birimlerinin kuruluşu • Kanuna göre, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda;işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar (m.8/6). • İş sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre, işyeri sağlık ve güvenlik birimi • en az bir işyeri hekimi ile • işyerinin tehlike sınıfına uygun belgeye sahip en az bir iş güvenliği uzmanının • görevlendirilmesi ile oluşturulur. • İşveren bu birimde diğer sağlık personeli de görevlendirebilir.

  37. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Kanuna göre işveren, • Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve • altı aydan fazla süren • sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde • iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. • Görüldüğü gibi Kanunda iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturma yükümlülüğü bakımından işverenin belirli bir büyüklükte olması aranmış, bu bakımdan 4857 sayılı Kanundaki sayı aynen benimsenmiştir. • İşverenin birden fazla işyeri varsa ve işverenin elli sayısını geçen her işyeri için ayrı ayrı kurul kurma yükümlülüğü vardır.

  38. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Kanuna göre; ALTI AYDAN FAZLA SÜREN ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN BULUNDUĞU HALLERDE; • KURUL OLUŞTURMASI GEREKMEYEN ASIL İŞVEREN ve ALT İŞVERENİN • toplam çalışan sayısı elliden fazla ise, • koordinasyonu asıl işverence yapılmak kaydıyla, • asıl işveren ve alt işveren tarafından BİRLİKTE BİR KURUL OLUŞTURULUR. • Belirtelim ki düzenleme bizce isabetlidir. • Ancak düzenleme birçok açıdan yeni sorunları da beraberinde getirecektir.

  39. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu • Öncelikle bu kurulların oluşumunda sorun yaşanacaktır. Zira bu kurullarda bulunması gereken birçok kişi vardır. • Gerçekten Yönetmeliğe göre kurullar, • İşveren veya işveren vekili, • İş güvenliği uzmanı, • İşyeri hekimi, • İnsan kaynakları, personel, sosyal işler veya idari ve mali işleri yürütmekle görevli bir kişi, • Bulunması halinde sivil savunma uzmanı, • Bulunması halinde formen, ustabaşı veya usta, • Çalışan temsilcisi, işyerinde birden çok çalışan temsilcisi olması halinde baş temsilciden • Oluşmaktadır.

  40. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Kurulun başkanı işveren veya işveren vekili, kurulun sekreteri ise iş güvenliği uzmanıdır.  İş güvenliği uzmanı kısmi süreli çalışıyor ise kurul sekretaryası; insan kaynakları, personel, sosyal işler veyaidari ve mali işleri yürütmekle görevli bir kişi tarafından yürütülür. Yönetmeliğe göre, asıl işveren ve alt işveren tarafından ORTAK KURULACAK KURULLARDAüyeler ve kurul sekreteri asıl işveren ve alt işveren tarafından ORTAK KARARLA ATANIR. Ancak eğer işyerinde birden fazla alt işveren varsa bu nasıl sağlanacaktır?

  41. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Kanunda yukarıda belirtilen olasılığın dışında bir başka olasılık daha düzenlenmiştir. Buna göre, asıl işveren tarafından kurul oluşturulmuş ise, kurul oluşturması gerekmeyen alt işveren, koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. Her ne kadar Kanundaki düzenlemede işyerinde sadece bir alt işveren bulunacakmış gibi bir ifade kullanılmış olsa da işyerindeki tüm alt işverenlerin kurula bir yetkili temsilci atama hak ve yükümlülüğü vardır. Gerçekten işyerinde güvenlik, temizlik, yemek gibi yardımcı işlerde ya da İş K. m.2’ye uygun şekilde asıl işin bir bölümünde başka alt işverenler varsa bunların hepsinin kurula temsilci ataması gerekir.

  42. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Şunu da belirtelim ki, yetkili temsilci alt işverenin o işyerinde çalışan sayısı ile orantılandırılmamıştır. Dolayısıyla alt işverenin kaç çalışanı olursa olsun sadece bir yetkili temsilci atanması gerekir. Öte yandan Kanunda bu temsilcilerin oy haklarının olup olmadığı, alınan/alınmayan önlemlere itiraz hakkının olup olmadığı konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Kanaatimize göre söz konusu kişilerin de oy ve itiraz hakları vardır.

  43. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma yükümlülüğü Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu Kanunda bu konuda düzenlenen bir başka olasılık ise işyerinde kurul oluşturması gerekmeyen asıl işverenin, buna karşılık kurul oluşturması gereken bir alt işverenin bulunmasıdır. Bu durumda işveren alt işverenin oluşturduğu kurula iş birliği ve koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. Asıl işveren ve alt işveren tarafından ayrı ayrı kurul oluşturulmuş ise, faaliyetlerin yürütülmesi ve kararların uygulanması konusunda işbirliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır.

  44. İşverenin diğer yükümlülükleri: Tedbirleri yerine getirme yükümlülüğü Kanunda yer verilen bir başka yükümlülük de, işverenin işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanları tarafından alınan tedbirlere uyma yükümlülüğüdür. Gerçekten Kanuna göre, işveren, görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kuruluşlar tarafından, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili MEVZUATA UYGUN OLAN ve yazılı olarak beyan edilen, TEDBİRLERİ YERİNE GETİRMEKLE YÜKÜMLÜDÜR. İşveren yerine getirmediği her bir tedbir için idari para cezası ile karşı karşıya kalabilecektir.

  45. Ölçüm yapma- acil durum planları oluşturma-tahliye İşveren, • İşyerinde gerekli ölçüm ve değerlendirmeleri yapar, • acil durum planlarını hazırlar. • Acil durumlarla mücadele için • işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeler, yapılan işin niteliği, çalışan sayısı ile işyerinde bulunan diğer kişileri dikkate alarak; • önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir, • araç ve gereçleri sağlayarak EĞİTİM VE TATBİKATLARI yaptırır. • ekiplerin hazır bulunmalarını sağlar.

  46. İşverenin diğer yükümlülükleri: Bilgilendirme yükümlülüğü (m. 16) İşveren iş sağlığı ve güvenliği konusunda görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kuruluşların, çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında bilgilendirilmesini sağlar. Bu bilgilendirme başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanlar ile bunların işverenlerini de kapsar. Dolayısıyla işverenler kendi işyerlerine çalışmak için gelen alt işveren işçilerini, geçici iş ilişkisi kurulan işverenlerin işçilerini veya müteahhit işçilerini bilgilendirmek zorundadır.

  47. İş kazalarının kaydının tutulması (m.14) • Kanun iş kazaları ve meslek hastalıklarının takibine ilişkin düzenlemeler de yapmıştır. • Buna göre işveren; • işkazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar bunlarla ilgili raporları düzenler. • Kanuna göre işveren sadece iş kazalarının değil, az daha olacaktı olaylarının da kaydını tutmak, bunlarla ilgili rapor düzenlemek zorundadır. • Gerçekten Kanuna göre, işveren işyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde (az daha olacaktı olayları) işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya ÇALIŞAN, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olanolayları inceleyerek bunlar ile ilgili RAPORLARI DÜZENLER.

  48. İş kazasının bildirimi (m.14) • İşveren, • İŞ KAZALARINI KAZADAN SONRAKİ ÜÇ İŞ GÜNÜ İÇİNDE, • meslek hastalıklarını ise, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde, • Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur. • Bu konuda da bir hususa dikkat çekmek gerekmektedir. 6331 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun arasında tanım farklılığı bulunmaktadır. • Bize göre daha geniş olan 5510 sayılı Kanundaki kaza kavramına göre bildirim yapmak gerekir.

  49. Çalışanların eğitimi (m.17) • 6331 sayılı Kanunda üç tür eğitim öngörülmüştür. İlki; çalışanların • işe BAŞLAMALARINDAN ÖNCE, • çalışma yeri veya İŞ DEĞİŞİKLİĞİNDE, • iş EKİPMANININ DEĞİŞMESİ hâlinde veya • YENİ TEKNOLOJİ uygulanması hâlinde verilen OLAĞAN EĞİTİM’DİR. • İşveren bu eğitimi tüm çalışanlarına vermelidir. • İkincisi; iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana İLAVE EĞİTİMverilmesi gerekir. • Üçüncüsü ise, herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzakkalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi YENİLEME EĞİTİMİ’dir.

  50. Çalışanların eğitimi (m.17) • Çalışanların eğitimi konusunda Yönetmelik çıkarılmıştır Yönetmeliğe göre, • Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde YILDA en az bir defa. • Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde İKİ YILDAen az bir defa. • Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ÜÇ YILDA en az bir defa • tekrarlanır. • Çalışanlara verilecek eğitimler, çalışanların işe girişlerinde ve işin devamı süresince belirlenen periyotlar içinde; • Az tehlikeli işyerleri için en az sekiz saat, • Tehlikeli işyerleri için en az on iki saat, • Çok tehlikeli işyerleri için en az on altı saat • olarak her çalışan için düzenlenir.

More Related