Download
la bitkileri n.
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
İlaç Bitkileri PowerPoint Presentation
Download Presentation
İlaç Bitkileri

İlaç Bitkileri

347 Vues Download Presentation
Télécharger la présentation

İlaç Bitkileri

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

  1. İlaç Bitkileri Tıbbi Bitkilerin Kullanılmasının Tarihçesi Ders 1

  2. Giriş • Bitkilerin kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Ancak, çok eski dönemlere ait kayıtlar ve belgeler olmadığı için etnobotanikçalışmalar ve arkeolojik bulgularla, ayrıca çağımızdaki ilkel toplum ve toplulukların davranış ve uygulamaları doğrultusunda bitkilerin kullanımı ile ilgili sadece tahminler yapılmaktadır.

  3. Önceleri sadece gıda olarak kullanılan bitkiler, daha sonra içgüdüsel, deneme yanılma yoluyla veya etraftaki hayvanların davranışları gözlemlenerek, zaman içinde insanlar tarafından daha farklı şekillerde değerlendirilmeye başlanmıştır. İnsanlar, doğadan kazanılan bilgi ve tecrübelerle, nesilden nesile aktarılan bilgilerle faydalı bitkilerden çeşitli şekillerde yararlanmıştır.

  4. Gıda, içecek, tatlandırıcı, korucuyu, yem, boya, kozmetik, tütsü, adak, yakacak, barınma ve izolasyon malzemesi gibi... İnsanlar ayrıca çok çeşitli kullanımlar yanında tıbbi amaçlarla, yani ilaç olarak günümüze dek bitkilerden faydalanmıştır ve faydalanmaya halen devam etmektedir.

  5. BİR NOT • Hayvanlar tıbbi bitki kullanmaktadırlar. Maymunlar hastalandıklarında etraflarındaki çeşitli bitkileri arayıp bulur ve kullanırlar. Koyunların yaralandıklarında civan perçemini (AchilleamillefoliumL.) daha çok tükettikleri gözlenmiştir; bitkinin ayrıca sindirim faaliyetlerine de katkıda bulunduğu bilinmektedir. Benzer şekilde mide barsak sorunlarında kedi ve köpekler otçul olmamalarına rağmen çim ve benzeri yeşil bitkileri yerler.

  6. Milattan Önce (M.Ö. 50.000-0) • Günümüze dek, keşfedilmiş en eski bulgular arasında M.Ö. 50.000 yıllarına ait, Anadolu ve Mezopotamya topraklarındaki ŞanidarMağrasında bulunan Neanderthaliskeletleri ve çeşitli bitkilere ait polenler vardır. Fransa’da ChauvetMağrasındave başka mağaralarda, yaklaşık M.Ö. 30.000 yıllarına dayanan, “Paleolitik Çağ dönemi” arkeolojik bulguları ve kalıntıları arasında günümüzde de kullanılan bazı tıbbi bitkilere ait fosil kalıntılar bulunmuştur.

  7. Yine arkeolojik çalışmalar sonucunda M.Ö. 10.000’de, ilk tarımsal faaliyetlere dair arkeo-botanik kanıtlar tespit edilmiştir. M.Ö. 3.300 yıllarında yaşamış olan ve çok iyi koşullarda korunmuş olarak bulunan “Buz adamı Ötzi” 90’lı yıllarda tesadüfen Avusturya Alpleri’ndekeşfedilmiş ve bakır çağı dönemine ait önemli bilgiler vermiştir.

  8. Yanında bulunan bitkilerden bazılarının koruyucu ve tıbbi amaçlarla kullanıldığı düşünülmektedir. Tarih boyunca insanlar büyücü, şaman, otacı, hekim, herbalist, aktar gibi bitki uzmanları olarak çeşitli şekillerde tıbbi ve aromatik bitkilerden yararlanmasını bilmişlerdir. Günümüzde halen bu gelenek ve kültürlerine bağlı olan ve bunları devam ettiren toplumlar mevcuttur.

  9. Bitkilerin kullanımları ile ilgili ilk yazılı metinler arasında M.Ö. 3.500-3.000 yılları civarında Sümerler’in çivi yazısıyla kil tabletlere işledikleri tarımsal ve tıbbi reçete bilgileri sayılabilir. Geleneksel Çin tebabetinin kökenlerinin dayandığı iddia edilen, M.Ö. 3.000-2.700 yıllarında yaşamış efsanevi Çin imparatoru Shennong’aait tıbbi bitki ve tarımı ile ilgili bilgiler daha sonraki yüz yıllarda kaleme alınıp günümüze ulaştırılmıştır.

  10. M.Ö. 1.700’lü yıllarda Babil kralı Hammurabi, içinde tıbbi ve aromatik bitkiler ve sağlıkla ilgili kanunların da (kodeks) bulunduğu bir yazıtı büyük bir anıt taşa işleterek sonsuzlaştırmıştır. Yaklaşık M.Ö. 1.500 yıllarında yazıldığı düşünülen ve en az 1.000-1.500 yıl öncesinin bilgilerini içerdiği tahmin edilen Eberspapirüsleri ise, günümüze ulaşan tıbbi ve aromatik bitkiler ile ilgili en eski ve önemli yazılı kaynaklardandır.

  11. Aynı şekilde Hindistan’da, binlerce yıllık tıbbi ve aromatik bitki kullanımlarıyla ilgili geleneklere dayalı ve Ayurveda öğretisini içeren CharakaSamhita ve SushrutaSamhita adlı eserlerin yaklaşık M.Ö. 100 yıllarında kaleme alınmasına karşılık kökeninin M.Ö. 2.000 yılına dayandığı sanılmaktadır. Helenistik dönemde, hekimliğin de piri olarak kabul edilen Hipokrat (M.Ö. 460-377) tıbbi bitkiler ile ilgili bilgiler ve yazılı eserler bırakmıştır. Aristoteles (M.Ö. 384-322) ve öğrencisi Theophrastus (M.Ö. 370-287)’un günümüzdeki bitki sistematiğine önemli katkıları olmuş, bitkilerin sınıflandırılması ile ilgili çok sayıda eser kaleme almışlardır.

  12. Milattan Sonra (M.S. 0-1900) • Önceleri Roma İmparatorluğu’nda, Milad’ınbaşlangıcı ile Bizans, Arap ve Osmanlı medeniyetleri dönemlerinde ayrıca Orta Çağ Avrupa’sında (örneğin manastırlarda) tıbbi ve aromatik bitkiler araştırılmış, kullanılmış ve zaman zaman yazılı kaynaklara aktarılmıştır.

  13. Adana, Kozan yakınlarında Anavarza’da dünyaya gelen PedaniusDioskorides (M.S. 40-90) tarafından derlenen tıbbi bitki kullanımlarını içeren “de MateriaMedica” daha sonra yüz yıllarca başka eserlere de önemli bir kaynak olmuştur. Pliny, Mitridat, Bergamalı Galen (diğer adıyla; eczacılığın piri Galenus), Dinaveri, El-Biruni, İbni-Sina (Avrupa’da bilinen ismi ile Avicenna), Paracelsus, Gegrard, Parkinson, Sertürner, Pelletier gibi çok sayıda değerli araştırıcılar tıbbi bitkilerle ilgili önemli çalışmalar ve eserler bırakmışlardır.

  14. İpek ve baharat yolları sosyal hayat ile birlikte öncelikle Asya ve Avrupa’da tıbbi ve aromatik bitkilerin tarımını, teknolojisini, nakliyesini, ticaretini ve kullanımını asırlarca etkilemiştir.

  15. Bitkisel kaynaklı ham maddeler asırlarca doğadan yabani olarak temin edilmiştir. Çok az bir kısmı gıda amaçlı olarak kültüre alınıp tarımı gerçekleştirilmiştir. Sayıları daha da az olan ancak genelde ticari değeri yüksek olan baharat bitkilerinin tarımı yapılmıştır. Tıbbi amaçlarla kullanılan bitkilerin tarımı ise daha çok 19. yüzyıldan sonra gerçekleşmiştir. Günümüzde de genelde tıbbi bitkilerin tarımı, üretimi (daha çok Uzakdoğu ve Güney Amerika), standardizasyonu, amblajlanmasıve pazarlanması (Avrupa ve Amerika) ayrı ülkelerde gerçekleşmektedir ekonomik faaliyetler açısından önemli ticari boyutlara ulaşmıştır.