Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması - PowerPoint PPT Presentation

y ksek retim sisteminde yerle tirme sorunu ve bunun bilgi ve belge y netimi b l m ne yans mas n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması PowerPoint Presentation
Download Presentation
Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması

play fullscreen
1 / 80
Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması
362 Views
Download Presentation
catalin
Download Presentation

Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

  1. Yükseköğretim Sisteminde Yerleştirme Sorunu Ve Bunun Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümüne Yansıması Çiğdem AKKURT Özlem KARABAĞ Meryem PARLAK Semra ADIGÜZEL

  2. ARAŞTIRMANIN KONUSU Bugün yürürlükte olan Türk yükseköğretim sisteminin mimarisi “ YÖK Kanunu” olarak bilinen 6 Kasım 1981 tarihinde ve 2547 sayılı yükseköğretim kanunu tarafından çizilmiştir. 1981 üniversite reformu olarak adlandırılan bu düzenlemenin üzerinden 30 yıl geçmiş ve 2547 sayılı kanunun onlarca maddesi değiştirilmiştir. Ancak cumhuriyet döneminde yapılan düzenlemelerin en uzun süre devam edeni olmuştur (Günay , 2011, s.113).

  3. . . . Türk Eğitim sisteminde öğrenciler lise öğrenimini tamamladıktan sonra YÖK’ün uygun görmüş olduğu sınavlara tabi tutulurlar. Türk Eğitim Sisteminde yükseköğretime seçim, eski adıyla Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Öğrenci Yerleştirme Sınavı (ÖYS); yeni adlarıyla Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) ile gerçekleştirilmektedir. YGS ve LYS sınavlarında başarılı olabilmek ve yükseköğretim imkânını elde edebilmek amacıyla adaylar uzun ve zorlu bir hazırlık dönemini yaşamak zorunda kalarak birbirleriyle yarışmaktadırlar (Tanhan ve Tanrıverdi, 2010, ss. 71-72).

  4. . . . Bu sınavdan geçerek Bilgi ve Belge Yönetimi (BBY) bölümüne gelen öğrenciler meslek için eğitilir. Ancak seçme ve yerleştirme sisteminin yapısından kaynaklanan nedenlerle bu bölüme gelen öğrencilerin pek azı dışında ilgi alanı (genel kültür/yetenek) ve yabancı dil bilgisi yönünden beklenen nitelikleri göstermezler. Öğrencinin aldığı puan aslında istediği bölüme girmesini sağlamıyorsa, bu kişinin kendini son seçenek olarak gösterdiği bölümde bulunması söz konusudur. Son seçenek ise çoğunlukla istenmeyip sadece üniversite dışı kalma korkusu ile ve son bir şans gibi düşünülmüştür. Böyle bir seçme yöntemi sonucu, BBY bölümlerinde gerçekte istemedikleri bir meslek için eğitilme durumunda kalmıştır. Kısacası; yükseköğretimin yaptığı sınavdaki yetersizlik, daha açığı meslek seçiminde ilgi, eğitim ve yeteneklerin gereğince değerlendirilmeyişi diğer alanlarda olduğu gibi BBY bölümü öğrencilerinin eğitiminde de düşündürücü bir engel yaratmaktadır (Soysal, 1982). Bu bilgiler doğrultusunda araştırmada BBY bölümünü tercih eden öğrencilerin bu bölümü seçme ve bölüme yerleştirilme sorunları konusu üzerinde durulmuştur.

  5. ARAŞTIRMANIN AMACI Türk Eğitim Sisteminde yükseköğretim önemli bir yer tutar. Yükseköğretim Türk Eğitim Sisteminin yapılanmasında statüsü yüksek, makul bir gelir düzeyine sahip bir meslek edinmenin vazgeçilmez yolu olarak görülmektedir (Şahin, 2006, s. 8).

  6. . . . Sınavlara tabi tutulan öğrenciler tercihleri aşamalarında çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Tam olarak oturtulamayan sınav sistemi nedeniyle tercih kılavuzları sürekli değişmekte ve öğrenciler tarafından anlaşılamaz bir hale gelmektedir. ‘Hatalı kılavuz ‘ , ‘ hatalı tercih’ lere neden olmaktadır. Yoğun emek harcayarak sınava hazırlanan öğrenciler hatalı kılavuz nedeniyle istemedikleri bölümleri okumak durumunda kalmaktadırlar.

  7. . . . Bu bağlamda araştırmanın amacı şöyledir; • Tercih kılavuzları hazırlanırken gereken önem verilmekte midir? • Adayların hatalı tercih kılavuzu nedeniyle yaptıkları tercihler nasıl değerlendirilmektedir? • Hatalı tercih kılavuzu nedeniyle ortaya çıkan yerleştirme sorunları nasıl giderilmektedir? • Tüm bilgileri elinde bulunduran ÖSYM neden doğru ve güvenilir tercih kılavuzları hazırlayamamaktadır? Araştırmanın amacı eğitim sistemimizden kaynaklanan yerleştirme sorunlarının tespit edilmesi ve meslek olarak seçilecek BBY bölümünün daha bilinçli olarak seçilmesi gerektiğine dikkat çekmektir.

  8. ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ Ülkemizde gençler arasında giderek yaygınlaşan işsizlik olgusunun en önemli nedenlerinden biri kuşkusuz ki eğitim sistemimizin istihdam yaratma kapasitesindeki başarısızlığıdır. İş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki eşgüdümsüzlük, hayat boyu öğrenme stratejisinin eksikliği, sekiz yıllık zorunlu eğitim süresinin artık yetersiz kalışı, sınırlı sayıda öğrenciye yüksek standartlarda, geride kalan toplumun büyük kesimine ise rekabetçi olmayan ve çok düşük düzeyde eğitim imkânı sunulması ve öğrencilere işgücü piyasaları ile ilgili bilgilendirme yapacak kariyer danışmanlığı hizmetlerinin gelişmemiş olması gibi nedenler, eğitim sistemimizin istihdam yaratan bir yapıdan ziyade, mesleksiz gençlerin işgücü piyasalarına atılmalarını sağlayan bir işlev görmesine neden olmaktadır (Murat ve Şahin, 2011, s.93).

  9. . . . Tercih aşamasında Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünü tercih eden öğrenciler üniversitelere TM-1 puanlarıyla yerleştirilmektedir. Bu bölüm 2002 yılına kadar ‘Kütüphanecilik’ adı altında varlığını sürdürürken 2002 yılı itibariyle ‘Bilgi ve Belge Yönetimi’ adını almıştır. Bölümün sadece belirli illerde (Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi) açılması bölümün kendisini tanıtamamasına neden olmuştur. Fakat bu durum bölümü tercih eden ve bölüme yerleştirilen öğrenciler için avantajlı olmaktadır.

  10. . . . Günümüzde kurumların ürettikleri bilgi ve belgelerin hızla artması, bilim ve teknolojinin her alanında bilgiye duyulan gereksinimi de arttırmaktadır. Bu gereksinim bilgi kaynağına ulaşmayı da önemli hale getirmiştir. Bu nedenle bu alanda yetişmiş elemana ihtiyaç vardır. Yetişmiş nitelikli elemanlara olan gereksinimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi beklenmektedir (Eokul-meb, 2012).

  11. . . . Araştırmada öğrencilerin yükseköğretime yerleştirilme sorunları ele alınmıştır. Araştırma BBY bölümünü tercih eden öğrencilerin sorunlarına dikkat çekmesi nedeniyle önemlidir. Bu bağlamda araştırmada, tercih yapacak öğrencilerin BBY bölümünü seçerken sadece üniversiteye girme amacında olmamaları, bu bölümün kendileri için uygun olup olmadığı konularında özenli davranmaları gerekmeleri nedeniyle önem arz etmektedir.

  12. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİA) Kavramsal Çerçeve Ülkemizde merkezi olarak uygulanan öğrenci yerleştirme sınavı (ÖSS), iki temel amaca yöneliktir:  • Adaylar arasından başarı ve yetenekte üstün olanları seçme. • Yükseköğretime devam edebilmek için gerekli asgari bilgi ve beceri donanıma sahip olanları belirlemektir. Diğer bir anlatımla, öğrenci seçme sınavının amacı; genel olarak, ortaöğretim mezunları arasından, yükseköğretim programlarında daha başarılı olabilecek yetenekli öğrencilerin seçilmesinde ve bunların yükseköğretim programlarına yerleştirilmesinde kullanılacak farklı nitelikte puanların nesnel yolla elde edilmesidir. Ortaöğretimden yükseköğretime geçişin bir seçme sınavıyla yapılmasının yarattığı yan etkilerden biri, uygulanmakta olan öğrenci seçme sınavı ile adaylar bir programa yerleştirilirken, bu programı tercih edenler arasında, sadece puan üstünlüğünün esas alınmasıdır. Aday, çoğu zaman kendi ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek, aldığı puana göre, gelecekte belki hiç ilgi duymayacağı meslek alanına yerleştirilebilmektedir (Aydın).

  13. . . . Ortaöğretimi bitiren öğrencilerin adı her ne olursa olsun girmiş oldukları sınavlar görüldüğü gibi onların hayatlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Hayatlarının en önemli kararlarını verme aşamasında tercih kılavuzlarının yanlış hazırlanmış olmaları öğrencileri istemedikleri bölümleri okumakla karşı karşıya getirmektedir. Bu konuyla ilgili yapılan çok fazla çalışma olmamakla beraber BBY bölümlerini tercih eden öğrencilerin bu bölümleri tercih etme eğilimleri aşağıdaki çalışmalarla ifade edilecektir.

  14. . . . 1977 yılında yapılan bir çalışmada Erdoğan o yıla kadar kütüphanecilik bölümlerini bitirenlerin lise yıllarında üniversiteye girişte tercih ettikleri ilk 5 yükseköğretim dalı arasında kütüphanecilik dalının %9,6 lık bir oranla 5 . sırada olduğunu ifade etmiştir (Erdoğan, 1977, s. 43). 1985 yılında yapılan benzer bir çalışmada adayların kütüphaneciliği seçmesinde en çok rastlantıların rol aldığı bu yükseköğretim dalının düşük puanla öğrenci almasının bir başka etken olduğu ve bu konularda bölümlere göre anlamlı bir farklılığın bulunmadığı görülmüştür. (Sevgisunar, 1985, s. 52). 1986 yılında yapılan bir çalışmada ise adayların kütüphanecilik bölümünü tercih sıralarının üsten alt guruplara doğru arttığı ve adayların kütüphanecilik bölümlerini açıkta kalmamak üzere seçtiği sonucuna ulaşılmıştır (Bahşişoğlu, 1986, s.79).

  15. B) Varsayımlar Yukarıda yer verilen bilgilerde genel hatlarıyla BBY öğrencilerinin sorunları üzerine saptamalar yapılmıştır. Bu bilgiler ışığında araştırmanın varsayımları şu şekilde sıralanabilir: • ÖSYM’nin hazırladığı tercih kılavuzlarında ciddi anlamda sorunlar yaşanmaktadır. • Öğrenciler tercihleri esnasında dikkatli davranmamakta ve ‘hatalı kılavuz’ un kurbanı olmaktadırlar. • Katılımcıların genel itibari ile bölümü tercih etmelerinde danışman hocaları etki etmiş olsa da çevre faktörü de yadsınamaz bir etkendir. • Tercih yapan öğrenciler hayatlarının geri kalanını büyük ölçüde etkileyecek meslek seçiminin önemini kavrayamamaktadır. • Tercihleri sırasında BBY bölümünü seçen öğrencilerin büyük çoğunluğu bu bölümün aslında ‘kütüphanecilik’ olduğunu bilmektedirler. • Bölüme gelen öğrencilerin çoğunluğu bölümü kısmen de olsa tanırken bir kısım öğrenci sadece boşta kalmamak için bölümü tercih etmektedir. • BBY bölümünü tercih eden öğrencilerin asıl amacı; bölümün iş olanaklarının olduğunu düşünmeleridir.

  16. C) Kapsam Araştırmanın kapsamını yükseköğretim sisteminde yerleştirme sorunları ve bunun BBY bölümüne yansıması ele alınmıştır. Atatürk Üniversitesi BBY bölümünü tercih eden 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf ve 4. Sınıf öğrencilerinin her birinden 26 katılımcı seçilerek bu konu üzerinde derinlemesine bir çalışma yapılmıştır.

  17. D) Sınırlılıklar Araştırmada Atatürk Üniversitesi’nde BBY bölümünü okuyan öğrencilere her sınıftan 26 katılımcıya kız-erkek dağılımı eşit olacak şekilde anket uygulanması amaçlanmıştır. Fakat 4. Sınıfların mevcudunun 13 kız ve 11 erkek olmak üzere toplamda 24 kişiden oluşması nedeniyle anketler 52’si kız ve 50’si erkek olmak üzere toplamda 102 katılımcıya uygulanmıştır.

  18. Araştırmanın Evreni Araştırmanın evrenini BBY bölümünü tercih eden öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Atatürk Üniversitesi’nde BBY bölümünü okumakta olan I. sınıflardan 13 katılımcı I. Öğretim, 13 katılımcı II. öğretim olmak üzere toplamda 26 katılımcı olacak şekilde değerlendirilmiş ve bu dağılım 2’nci, 3’ncü ve 4’ncü sınıflarda da aynı şekilde uygulanarak toplamda 102 katılımcı örnekleme dahil edilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak olası(ihtimali) örnekleme yönteminden basit rastlantısal (tesadüfi) örneklemesi seçilmiştir. Örnekleme temel olarak listeden alınan her birey ve yerine başka bir birey ve obje konulmadan örneklem yapılması basit rastlantısal (tesadüfi) yöntemin esasını oluşturur. Örneklem sürecindeki herhangi biri aşamada birey ve objelerin seçilme şansı eşit ise yeterli bir yöntem olarak kullanılabilir (Aziz, 2008, s. 51).

  19. Araştırmanın Gözlem Tekniği Araştırmada; yükseköğretim sistemindeki yerleştirme sorunu ve bunun BBY bölümüne yansıması incelenmektedir. Araştırma var olan durumu ortaya koyma, eksikliklerini belirleme ve çözüm önerileri sunmaya yönelik olduğundan öncelikle basılı veya elektronik kaynakların taranması ve toplanması tekniği olan dolaylı gözlem (veri toplama) yöntemiyle kaynak taranması yoluna gidilmiştir. İncelenen kaynaklar Aziz’in kitabında belirtilen veri toplama tekniklerine uygun olarak toplanmıştır (Aziz, 2008, s.73-75).

  20. . . . Görgülaraştırmalarda, birinci elden veri toplanması amaçlanan araştırmalarda en çok kullanılan teknik “sormaca” (anket) tekniğidir. Bu teknik, gerek durum saptama, gerek bir ilişkiyi araştırma ve gerekse bir varsayımı sınama amaçları ile yapılan araştırmalarda sık sık başvurulan bir araştırmadır. Sormaca tekniği, gerek örneklemin alınmasında, gerek sormacanın hazırlanmasında, gerekse uygulama ve değerlendirmede özenle yapıldığında, sonuçları en güvenilir, hata payı en az olan bir araştırma tekniğidir (Aziz, 2008, s.82).

  21. Araştırmanın Zamanlaması Araştırma 1 aylık süre zarfında tamamlanmıştır. Zamanlama tablosu aşağıda verilmiştir. • Kaynak araştırması…………............... 1 hafta • Kaynakların incelenmesi………………. 10 gün • Anket çalışması……………………..…..… 6 gün • Verilerin yorumlanması……………….…4 gün • Araştırma metninin yazılması……….. 3 gün

  22. II. BÖLÜM YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU (YÖK) VE BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ (BBY)

  23. II.1. ÖSYM NEDİR? ÖSYM, 19 Kasım 1974 tarihinde, Üniversitelerarası Kurul tarafından, 1750 sayılı Üniversiteler Kanununun 52. Maddesine göre, "Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM)" adıyla kurulmuştur. 1981 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) bağlanarak "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)" adını almıştır (ÖSYM, 2012).

  24. II.2. ÖSYM’NİN GÖREVLERİ NELERDİR? ÖSYM'nin görevleri 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 10. maddesinde şu şekilde belirlenmiştir: • Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Yükseköğretim Kurulunun tespit ettiği esaslar çerçevesinde yükseköğretim kurumlarına öğrenci alınması amacıyla sınavları hazırlayan ve yapan, öğrenci isteklerini de göz önünde tutarak Yükseköğretim Kurulunun tespit ettiği esaslara göre değerlendiren, öğrenci adaylarının yükseköğretim kurumlarına yerleştirilmesini sağlayan ve bu faaliyetlerle ilgili araştırmalar ve diğer hizmetleri yapan Yükseköğretim Kuruluna bağlı bir kuruluştur. • Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, yükseköğretim kurumlarının isteği üzerine yükseköğretim kurumlarına anket, doçentlik sınavları dâhil her düzeyde sınav ve değerlendirme ile öğrenci kayıt işlemlerini ve Yükseköğretim Kurulunca verilecek diğer işleri yapmaktadır (ÖSYM, 2012).

  25. II.3. YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞTE ÖĞRENCİLERİN TABİİ TUTULDUĞU SINAVLAR Türk Eğitim Sisteminde yükseköğretime seçim, eski adıyla Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Öğrenci Yerleştirme Sınavı (ÖYS) iken; 2010  yılından itibaren yükseköğretime geçişte  iki aşamalı bir sınav uygulanmasına  karar verilmiş ve 29 Ocak 2009, 21 Temmuz 2009, 17 Aralık 2009 ve 17 Mart 2010  tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantılarında konu görüşülerek  sisteme son şekli verilmiştir (ÖSYM, 2012).

  26. II.4. TERCİH KLAVUZU HATALARI VE DÜZELTMELER ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ ın deyimiyle “2010 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu”nda yapılan hatalar şöyle değerlendirmiştir. Yarımağan' ın açıklamasından çıkarılan sonuçlar şöyledir:

  27. . . . • Kılavuzda 49 programda 2009 yerleştirilmelerinde başarı sıralarının yanlış olduğu tespit edilmiştir. • Yapılan hataların küçük bir unutkanlıktan kaynaklandığını belirtmiştir. Bu hatanın ise görme engelli adayların yerleştirilmelerine ilişkin yeni bir yöntem uygulanmasından dolayı kaynaklandığını ifade etmiştir. • Yeni sınav sisteminin iki aşamadan oluşması nedeni ile değişen içerikten dolayı kılavuzda da yanlış puanlamaların yapılmasının mümkün olabileceğini açıklamıştır. Yarımağanhatalı kılavuzun yanlış yorumlamalara neden olduğunu savunmuşsa da kılavuzda yapılan hatalar tam anlamıyla düzeltilmemiştir. Ayrıca yeni sınav sistemini savunarak öğrencilere büyük getirilerde bulunacağını savunmuştur.

  28. II.5. ÖSYM’DE YERLEŞTİRME SORUNLARI • Türkiye’de üniversite giriş sisteminin en temel sorunu, arz ve talep arasında büyük bir uyumsuzluk olmasıdır. Türkiye’de yükseköğretimde okullaşma oranı örgün eğitimde % 25, açıköğretim dâhil edildiğinde ise % 39’dur (Yök, 2007). Bu oranlarla Türkiye, OECD ülkeleri arasında yükseköğretimde okullaşma oranları açısından son sırada yer almaktadır. Bu oranlar çok düşüktür ve gerek büyüyen Türkiye ekonomisinin gerekse de öğrenci ve ailelerin taleplerine cevap vermemektedir. Dahası, üniversite giriş sisteminin oldukça rekabetçi olmasından ve sınavlara hazırlanmak için uzun bir zaman hazırlık yapmak gerektiğinden, üniversiteler daha çok 17-21 yaşları arasındaki öğrencileri girebileceği mekanlara dönüşmüştür. 25 yaş üstü nüfusun yükseköğrenim bitirmiş olma oranlarına bakıldığında da, Türkiye % 10’luk bir oranla OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkeleri (ortalama % 26) arasında son sırada yer almaktadır (OECD, 2007). Türkiye’nin yükseköğrenim talebiyle yükseköğretim sisteminin arzı (kontenjanlar) arasında büyük bir uyumsuzluk vardır (Yök, 2007).

  29. Meslek Yüksekokulları ve diğer bir kısım yükseköğretim kurumları, değersiz ve kalitesiz görülmektedir. Dolayısıyla, çok sayıda öğrenci bazı seçkin okullara girmek için yarışmaktadır (World bank, 2008). Arz ve talep arasındaki uyumsuzluğu aşmanın yolu, genel olarak mevcut kontenjanların verimli kullanılması ve yükseköğretimde ek bir kapasite oluşturulmasıdır. Bir başka ifadeyle, gerek iki yıllık eğitim veren Meslek Yüksek Okulları gerekse de yeni açılan üniversitelerin programların tercih edilebilirliğini sağlamak gerekir.

  30. II.6.TERCİH KILAVUZUNUN YAPISI VE İÇERİĞİ ÖSYM’nin hazırlamış olduğu tercih kılavuzları hem yapı hem de içerik olarak öğrencilere büyük ölçüde sıkıntılar vermektedir. Tercih kılavuzunun yapısına değinecek olursak özellikle karmaşık bir yapıda düzenlemiş olması öğrenciler açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir. Öğrenciler karmaşık yapıda hazırlanan kılavuz için bir de ‘kullanım kılavuzu’ verilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Ayrıca tercih kılavuzunda kalitesiz kâğıt kullanılmasından oldukça şikâyetçidirler. Bu nedenle kılavuzlar hazırlanırken saman kağıt kullanımı yerine daha kaliteli kağıt kullanılmalıdır.

  31. . . . Tercih kılavuzunun içeriği daha da kritik bir durumdadır. Her yıl yapılan yükseköğretim sınavı akabinde hazırlanan tercih kılavuzları akıl almayacak hataları içinde bulundurmaktadır. Daha öncede değindiğimiz gibi ‘hatalı kılavuz’, ‘hatalı tercih’leri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle ÖSYM bu konuda daha dikkatli olmalıdır.

  32. II.7. BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ (KÜTÜPHANECİLİK) MESLEĞİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ Ülkemizde Kütüphanecilik Bölümleri kurulmadan önce kütüphaneci ve kütüphanecilik mesleği ile ilgili çalışmalar bir elin parmakları kadar bile olmayan özverili insanların gayretleri ile yapılan kurslar ve kişisel çabalarla sürdürülmüştür. Ülkemizde kütüphanecilik eğitimi konusundaki çalışmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında başlamıştır. Kütüphanecilik eğitimi konusunda ilk ciddi çalışma 1925 yılında Fehmi Ethem Karatay’ın İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde açtığı kütüphanecilik kursudur.

  33. . . . Kütüphanecilik eğitimi konusunda ikinci önemli adım Ankara’da atılmıştır. Kütüphanecilik konusundaki ilk devamlı öğretim ise yine kurs niteliğinde Ankara’da Adnan Ötüken tarafından başlatılan ve sürdürülen çalışmadır. Kütüphanecilik eğitimi dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmelere göre sürekli bir değişim içindedir (Ötüken, 1957, s.12).

  34. II.8. BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ BÖLÜMÜNÜN BULUNDUĞU ÜNİVERSİTELER VE BAĞLI OLDUKLARI FAKÜLTELER • BBY bölümünün açılmış olduğu iller ve bölümün aktif olarak görev yaptığı üniversiteler, ön lisans programları ve kapanan bölümler şeklinde üç kısımda değerlendirilmiştir. • Aktif Bölümler • Hacettepe Üniversitesi- Ankara (Sadece I. Öğretimi var) • İstanbul Üniversitesi- İstanbul (I. ve II. öğretimi var) • Ankara Üniversitesi-Ankara (Sadece I. öğretimi var) • Marmara Üniversitesi- İstanbul (I. ve II. Öğretimi var) • Atatürk Üniversitesi-Erzurum (I. ve II. Öğretimi var)

  35. Önlisans Programları (2 yıllık bölümler) • Namık Kemal Üniversitesi (Tekirdağ) • Adıyaman Üniversitesi (Adıyaman • Kırklareli Üniversitesi (Kırklareli) • Anadolu Üniversitesi (Eskişehir) • Gazi Üniversitesi (Ankara) • Sakarya Üniversitesi (Sakarya) • Süleyman Demirel Üniversitesi (Isparta) • Trakya Üniversitesi (Edirne) • Afyon Kocatepe Üniversitesi (Afyonkarahisar)

  36. Kapanan Bölümler • Başkent Üniversitesi-İletişim Fakültesi (Ankara) • Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi 1997-1998 öğretim yılında kuruldu. Önce Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü ile eğitim - öğretim hayatına başlayan fakülte, 2002-2003 yılında Bilgi ve Belge Yönetimi ve İletişim Tasarımı Bölümlerini, 2003-2004 yılında Radyo-TV ve Sinema Bölümü'nü de bünyesine kattı. BBY bölümü 2008 yılından bu yana öğrenci alımını durdurmuş, yerine İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Bilgi ve Teknoloji Yönetimi Bölümünü kurmuştur

  37. II.9. BBY BÖLÜMÜNÜN EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ Eğitim süresi 4 yıldır. Sınıflar Bilgi erişim, bilginin düzenlenmesi, dil beceriler, çocuk ve gençlik yayınları, Türk dili, bilimsel iletişim, bilgi hizmetleri, programlama ve algoritma(seçmeli). Sınıflar Genel istatistik, bilgi erişim ilkeleri, mesleki İngilizce, yazma becerileri, bilginin organizasyon uygulamaları, İngilizce, Atatürk ilke ve inkılapları, programlama(seçmeli), Osmanlıca(seçmeli), sistem analizi, iletişim ve toplum (seçmeli), derme geliştirme. Sınıflar Temel ve uygulamalı bilimlerde bilgi erişim, bilgi sistemleri tasarımı (seçmeli), bilgi teknolojisi ve yönetimi, araştırma kütüphaneleri(seçmeli), çağdaş yayıncılık(seçmeli), dizinleme ve öz hazırlama, örgütlerde bilgi sistemleri, Osmanlı kurumları(seçmeli), nadir ve yazma eserler (seçmeli). Sınıflar Bilgi politikası, bilgi hizmetleri mevzuatı, elektronik bilgi merkezleri, bilgi danışmanlığı (seçmeli), çocuk kütüphaneleri(seçmeli), tıbbi bilgiye erişim, bilgi merkezi kurma ve geliştirme, seminer( seçmeli), arşiv yönetimi (seçmeli)

  38. II.10. BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ NEDİR, BİLGİ YÖNETİCİSİ KİME DENİR? Bilgi ve Belge Yönetimi (Kütüphanecilik, dokümantasyon-Enformasyon ve Arşivcilik), basılı ve elektronik ortamda kayıtlı her türlü bilginin toplanması, korunması, belirli tekniklerle düzenlenmesi, yeniden biçimlendirilmesi, iletilmesi ve erişime sunulmasına ilişkin işlem ve hizmetleri oluşturma, yürütme, yönlendirme ve geliştirme sürecidir. Bilgi Yöneticisi (Kütüphaneci, Dokümantalist ve Arşivci) ise sözü edilen bu işlem ve hizmetleri gerçekleştirme bilgi ve becerisi gibi nitelikli insan gücüne sahip meslek üyesidir (Yılmaz, 2009, s. 366).

  39. III. BÖLÜM: BULGULAR VE DEĞERLENDİRMELER • Araştırmada yükseköğretim sisteminde yerleştirme sorunu ve bunun bilgi ve belge yönetimi bölümlerine yansıması incelenmiştir. Araştırmaya Atatürk Üniversitesi’ndeki BBY bölümü öğrencilerinden toplam 102 katılımcı dâhil edilmiştir. Aşağıda verilen tabloda ankette yer alan olgusal soruların özet tablosu oluşturulmuştur. Olgusal verilerin yer aldığı tablo ile anketteki diğer yargısal veriler karşılaştırılmıştır. Çalışma sonun da elde edilen veriler analiz edilip yorumlanmıştır. Verilerin analizinde “SPSS 16.0 for Windows” istatistik programı kullanılmıştır

  40. III.1. Bölüm Değerlendirilmesi • Anket sonuçlarından hareketle katılımcıların kılavuzda ne tür sıkıntılar yaşadıkları incelenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle öğrencilerin bölüme yerleşirken karşılaştıkları zorluklar belirlenmiştir. • Tablo 1’de katılımcıların tercih kılavuzunda yaşadığı sorunların cinsiyete göre dağılımı yapılmıştır.

  41. Tablo: 1 Kılavuzdaki Hatalar • Tablo 1’de katılımcıların 15’i (%28. 8) kız ve 16’sı (%33.3) erkek “ kılavuzda yanlış puanlamalardan”, 13’ü(%25) kız ve 10’u (%20.8) erkek “kılavuzun karmaşık bir yapıda” düzenlenmiş olmasından, 7’si (%13. 5) kız ve 5’i(%10.4) erkek öğrenci ise “tercih kılavuzunun ellerine geç ulaşmasından” dolayı sorun yaşadıklarını ifade etmişlerdir. “Diğer” seçeneğini işaretleyen katılımcıların ise 17’ si (%32. 7) kız ve 17’si (%35.4) erkektir. • Çoğunluğu oluşturan “diğer” seçeneğini işaretleyen katılımcıların cevapları genellikle tercih kılavuzunda herhangi bir sorun yaşamadıkları yönündedir. Katılımcıların geri kalanları ise sırasıyla “kılavuzda yanlış puanlamalardan” , “karmaşık bir yapıda düzenlenmiş olması”, “tercih kılavuzunun geç ulaşması” nedeni ile sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir

  42. III.2. BBY Hakkında Bilgi Durumu • Tablodaki sonuçlardan hareketle katılımcıların bölümü seçerken ne kadar bilgi sahibi oldukları incelenmiştir. Aşağıdaki tabloda da bu sorunun analizi yapılmıştır. • Tablo 2’de katılımcıların BBY bölümlerini tercih ederken bilgi sahibi olup olmadıklarının cinsiyete göre dağılımı ele alınmıştır.

  43. Tablo 2: Katılımcıların Bilgi Durumu • Katılımcıların 8’i (%15. 4) kız ve 12’si (%24) erkek BBY bölümünü tercih ederken bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. 33’ü (%63. 5) kız ve 24’ü (%48) erkek az bilgi sahibi iken; katılımcıların 11’i (%21. 2) kız ve 14’ü (%28) erkek çok bilgi sahibi olduklarını ifade etmiştir. • Tablo 2’de katılımcılar bu bölümü tercih ederken çoğunluğu bu bölüm hakkında az bilgi sahibidirler. Bilgi sahibi olmayanlar ise daha az bir yüzdeyi ifade etmektedir. Bu sonuçtan da görülüyor ki anlamlı bir sonuç çıkmıştır.

  44. III.3. Kütüphanecilik Bölümü • Katılımcıların BBY bölümünü tercihleri esnasında bunun “Kütüphanecilik Bölümü” olup olmadığı bilgisi saptanmaya çalışılmıştır. Böylelikle BBY bölümüne gelen öğrencilerin bölümü ne kadar tanıdıkları veya tanımadıkları saptanılmaya çalışılmıştır. • Tablo 3’te katılımcıların BBY’ nin aslında “Kütüphanecilik Bölümü” olduğunu bilerek gelenlerin cinsiyete göre dağılımı yapılmıştır.

  45. Tablo 3: Tercih Kılavuzunda Sıkıntılar • Katılımcıların 33’ü (%63. 5) kız ve 31’i (%62) erkek BBY bölümünü Kütüphanecilik olduğunu bilirken; 19’u (%36. 5) kız ve 19’u (%38) erkek katılımcı bilgi sahibi olmadığını belirtmiştir. • Katımcılarımız yaptıkları tercihin bilincindedirler. Çünkü anlamlı bir sonuç çıkmıştır. Yapılan çalışmada gösteriyor ki BBY bölümüne gelen öğrenciler aslında kütüphanecilik bölümünü tercih ettiğinin bilincindedir.

  46. III.4. Tercihlerde Bilinçlilik • Aşağıdaki tablo katılımcıların lisede hangi bölümleri bitirdikleri üzerinedir. Böylelikle katılımcılar bölümün kütüphanecilik olduğunu bildiklerinde yine de BBY bölümünü seçip seçmeme durumları saptanmaya çalışılmıştır. Buradan hareketle katılımcıların bölümlerinin tercih esnasında düşüncelerini ne yönde etkilediği incelenmiştir. • BBY bölümünü bilinçli olarak seçme durumlarının lise bölümlerine göre durumu ele alınmıştır.

  47. Tablo 4: Tercih Durumu • Tablo 4’de katılımcıların 1’ i(%100) sözel, 18’ i (%50) eşit ağırlık katılımcılarımız “evet” derken 1’ i(%100) sayısal, 18’ i(%50) eşit ağırlık “hayır“ demiştir. • Sonuçlardan çıkarıldığı kadarıyla BBY bölümüne gelen öğrencilerin çoğunluğu eşit ağırlık mezunudur. Katılımcıların geriye kalanlarının çok azı sözel ve sayısal çıkışlıdır. Eşit ağırlık bölümünden mezun olan öğrenciler bu bölümün aslında kütüphanecilik olduğunu bilselerdi BBY bölümünü tercih etme oranları yarı yarıya düşecektir. Sözel ve sayısal çıkışlı öğrencilerin büyük bir kısmı bu soruya yanıt vermediğinden bir sonuca ulaşmak zordur.

  48. III.5. BBY Taban Puanları • Katılımcılara mezun oldukları lise türü göz önüne alınarak bölümün taban puanlarının yüksek olup olmadığı sorulmuştur. Bu sonuçlardan hareketle katılımcıların lise türüne göre kılavuzdaki puanlamalara nasıl baktıkları saptanılmaya çalışılmıştır. • Tablo 5 bölümün taban puanları durumu lise türüne göre incelenmiştir.

  49. Tablo 5: Taban Puanlarının Değerlendirilmesi • Tablo 5’de, 10’ u(%62.5) Anadolu, 3’ ü(%100) fen, 2’ si(%50) meslek, 34’ü(%50) düz lise ve 5’i(%50) diğer seçeneğini işaretleyen katılımcılar bu soruya “evet ” derken 6’sı(%37.5) Anadolu, 2’si(%50) meslek 34’ü(%50) düz lise ve 5’i(%50) diğer seçeneğini işaretleyerek bu soruya “hayır” demiştir. • Lise türleri göz önüne alındığında eşit ağırlık katılımcılarından anlamsız bir sonuç çıkmıştır. Çünkü 68 kişiden 34’ü evet 34’ü de hayır demiştir. Anadolu lisesinden 10 kişi de taban puanlarının yüksek olduğunu düşünmektedir.

  50. III.6. Öğretim Üyesi Sayısı • Bölümü tercih eden öğrencilerin öğretim üyesi sayısına ilişkin bölümü tercih edip etmeme durumları değerlendirilmiştir. Bu sonuçlardan hareketle çeşitli bölümlerden mezun olan öğrencilerin tercih işlemlerinde öğretim üyesi sayısına ilişkin bilgiler saptanmak istenmiştir. • Tablo 6’da katılımcıların bölümü seçerken öğretim üyeleri sayısını dikkate alıp almadıkları öğrencilerin mezun oldukları bölümlere göre sorgulanmıştır.